Dinle!...
Taş plakların gıcırtısını dinle
Eskiye bak, anlatılan masalları
Bir aşk hikayesi bu
Hayatın sayfalarını çevir, rüzgarı dinle...
Gör!...
Mutluluğun gözyaşlarını gör
Elma şekeri düşen çocuğun bakışlarını
Ekmeğini kazanamayan işçi Mustafayı
Hayatını yaşa, hayatı gör...
Dokun!...
Yağan yağmur damlacıklarına dokun
Dokundukların senin sevgini
Dokunamadıkların benim sevgimi anlatsın
Hayatın damarlarını tut, kaderine dokun...
Kokla!...
Sana verdiğim sarı gülleri kokla
Rengini aldanıp beni yargılama, anla
Yağmur sonrası toprak kokusunu içine çek
Hayatın bütün pisliklerine rağmen, iyiyi kokla...
İşit!...
Göremediğin savaşın çığlıklarını işit
Kalbinde fazlasıyla atan sesi
Okuduğun şiirin kağıdının şıkırtısını
Hayatın acımasızlığına rağmen, gülüşleri işit...
Beş duyu organı ile anla beni ve hayatı
Hayatı bildikçe beni çabuk anlayacaksın
Beni sevdikçe hayatı daha çok seveceksin
Eğer bir gün ayrılırsak ki öyle olacak
Hayatı bildikçe beni yaşayacaksın...
Özkan Ege / “Şişedeki Hayatlar”
|