Aşk-a Dair Röportaj
Kepelek: Merhabalar;
Özkan Ege: Sana da merhaba!
Kepelek: İlk röportajımı aşk üzerine yapmak istedim, aşkın tarifini yapmanızı istesem yanıtınız ne olurdu?
Özkan Ege: Aşk’ın kesin bir tanımı yoktur. Haliyle her tarif bir tahrip olacağından, bana göre ifadesiyle cevaplamam daha doğru olur. Bana göre aşk, uzun bir yolda koşmaktır, sonunda uçurumda olsa ilgilenmemektir sonuçlarıyla.
Kepelek: İlk aşkların hep değerli olduğu söylenir. Ve insanın bir kere aşık olabileceğine dairde söylenceler bulunmakta. Bu konuda fikriniz nedir?
Özkan Ege: İlk aşklar değerlidir diye bir yargıda bulunmak çok saçma. Çünkü her yeni aşk bir öncesinden değerlidir derim hep. Bilimsel bir kuram olmadığı için aşk, onu biraz maneviyatla algılamak gerekir. Evet bir insan çok kere aşık olabilir. Ben bunu 6 defa başarmış bir insanım. Fakat aşkın sadece insan endeksli olmadığını da bilmek gerekmektedir. Aşk aynı anda bir varlığa bağlı olabilir, bittikten sonra bir yenisi mutlaka mümkündür.
Kepelek: Çok defa aşık olunabilir diyorsunuz. Peki aşkın belli bir süresi var mıdır?
Özkan Ege: Öncelikle aşkın kişide nasıl bir his uyandırdığını bilmek gerekir. Aşk tarif edememektir. Başka bir varlıkta sergilenemeyen duygu yoğunluğu da diyebiliriz gözlemsel olarak. Tabi bu gözlem kesin tanımını meydana getirmez. Süresi mutlaka vardır. Bana göre farklılık özellikleri herhangi bir şeyle benzerlik gösterirse süresi biter, sevgisel boyutta devam eder. Bir insan aynı anda birçok varlığa aşık olamaması bu yüzdendir. Yoğunlaşma diyebiliriz özetle.
Kepelek: Aşkın veya aşık olmanın çeşitleri var mıdır?
Özkan Ege: Tabiî ki de vardır. Aşkın ve aşık olmanın çeşitleri olduğu kadar onu yaşamanın da bir çok türü olduğu bir gerçektir. Kesin liste yapmaksızın birkaç örnekle çeşitleri platonik aşk (karşılıksız), fetiş aşk (saplantılı), şizofren aşk (hastalıklı), sonsuz aşk (tanrısal) v.s.’ diyebiliriz. Aşık olmanın türlerine gelince bu yaşla değil yaşantıyla alakalıdır. 20 yaşındaki bir insanın hisleriyle 70 yaşındaki insanın hisleri bir olabilirken. Çok kere aşkı tatmış insanın tecrübesi yaşla ölçülü bir şeydir. Aşk tecrübe isteyen bir kavramdır aksi takdirde çok tehlikeli durumlara yol açabilir.
Kepelek: Aşk bir delilik olabilir mi?
Özkan Ege: Delilik olduğuna inanmıyorum. Sadece mantıkla yaşayan, bilimsel bakan insanların tercih edebileceği bir kavram değildir. Olayın biraz mistik tarafı da var.
Kepelek: Nasıl bir mistik?
Özkan Ege: Yani soyut bakıyorum olaya. Aşk elle tutulur, gözle görülür yada tarif edilir bir şey değil. Öyle ki bir zamanlar idealist olan bir kişi aşk için tüm ideallerinden vazgeçebilir.
Kepelek: Hayatınızı zindan eden aşklarınız oldu mu?
Özkan Ege: Biraz efsanevi bir soru oldu. Bir an kendimi mecnun sandım. Tabiî ki de olmadı. Günümüzde çölleri aşmak, dağları delmek çok mümkün. Ama aşklar zindan değil, cennet yapabilmelidir yaşamı. Tek başına kahramancılık oynamaya hiç gerek duymuyorum.
Kepelek: Buradan aşkın acısını çekenlere söylemek istediğiniz bir mesajınız var mı?
Özkan Ege: Hiç korkmayın yaşayın. Gülü seven dikenine katlanır. Yaşadığınız her acının kaybetme duygusundan kaynaklandığını unutmayın. Eğer aşka kurallar koyuyorsanız sonucundan onun bitmesine razı gelmelisiniz. Bu konuda izleyebileceğiniz en güzel film “Kolera günlerinde aşk” tır. Filmde aşkın tanımını yazar; ‘Aşkı güzel bir an olarak düşle! Başlangıç ve sonu kendi içindedir. Bu yüzden hiç bir yere varma amacı yoktur.’ şeklinde yapar. Sorgulamayın asla aşkı, yaşayın. Ve aşk bitse bile, sevginizin her zaman arkasında durun. Çünkü sevgi erdemlik işidir. Kişilik meselesidir, asla yarıda bırakmayın ki kişiliğiniz hep ayakta kalsın.
Kepelek: Teşekkür ederim bu güzel röportaj için…
Özkan Ege: İnsanın kendine teşekkür edebilmesi kadar güzel bir şey yoktur herhalde . Ben teşekkür ederim. J Aşkı kendi penceresinden tarif etmek isteyenlerin yorumlarını görmek ümidiyle…
SİZDE RÖPORTAJ YAPMAK , İSTERSENİZ EN AZ 10 TANE SORUYU "YAZI EKLE" PANELİNDEN İLETEBİLİRSİNİZ
|